Dört Boyutlu Ultrasonografi

Dört boyutlu ultrasonografi 

          

Ultrason yüksek frekanslı ses dalgalarından oluşur. Bu görüntüleme yönteminin anne ve bebeğe zararlı bir etkisi yoktur. 4D ultrason, 2D ultrason ile yapılan detaylı incelemeye destek verir, tek başına ayrıntılı tarama için yeterli değildir. 4D incelemesi gebeliğin her döneminde yapılabilmekle beraber 11-13. Haftalar ve 18-22. Haftalarda yapılan ayrıntılı taramaya tamamlayıcı olarak kullanılabilir. Fetusun yüzü en iyi 28-32 hafta arasında net gözlemlenir.

4D incelemesi yapılabilmesi için bebeğin amnion mayisi (suyu) yeterli olmalıdır, aksi durumda görüntü kalitesi iyi olmaz. Görüntü kalitesinde annenin kilosu da önemlidir. Fetal yüz, fetal omurga 4D teknolojisi ile oldukça detaylı incelenir. Bebeği yeterince iyi izlemek için, bazen bebeğin keyfini beklemek gerekebilir. Bebeğin sırtı dönük olabilir, elleri ile yüzünü kapatabilir. 4D incelemede bebeğin mimikleri (esneme, gülme, kaş çatma gibi), el ve ayakların hareketleri son derece net izlenebilir.Yüz anomalileri (yarık dudak damak v.s), el ve ayak parmak anomalileri, omurga bozuklukları (spina bifida, meningomyelosel, ensefalosel vs.), bebeğin göbek bölgesinde oluşabilen anomaliler (gastroşizis, omfalosel v.s) 4D ile daha erken tanınabilir. Fetusun cinsiyetinin erken tanınması da mümkündür.

4D ultrason ile ailelerin bebeklerini görmeleri ayrı bir heyecan ve mutluluk kaynağıdır. Bebeklerinin yüzlerini daha net görmeleri bebekle daha erken ve yoğun bir bağ kurmalarına neden olur. Aileler 4D incelemesinde fetusun kime benzediği ile çokça yorum yaparlar. Bu da aileler için çok keyifli bir mutluluk kaynağıdır.

          

          

Dört Boyutlu (4D) Ultrasonun Avantajlı Yönleri

4D Ultrason cihazları ile çok erken döneminde cinsiyet, yarık damak, yarık dudak, eksik parmak, beyin ve omurilikten kaynaklanan rahatsızlıkların erken tanısı konulabilmektedir.

Diğer taraftan geleneksel iki boyutlu ultrasonografide bebeğin el ve ayak parmaklarını tam anlamı ile değerlendirebilmek her zaman mümkün olmayabilir.

Ense kalınlığı ölçümüyle görülen “mongolizm” (Down sendromu) 4D ultrason sayesinde 3. ayda taranabilmektedir.

Bu nedenlerle dört boyutlu ultrasonlar geleneksel- standart 2d ultrasonlara göre tercih edilmektedir.

Yine, dört boyutlu ultrasonlar ile çiftlerin ayrı bir mutluluk ve farklı bir heyecanla bekledikleri ikiz, üçüz bebeklerin  gelişimi de daha net bir şekilde izlenebilmektedir.

4D ultrasonlar geleneksel iki boyutlu inceleme özelliğinin yanı sıra hem renkli doppler hem de 3. boyut özelliğini birlikte içermesi ile bebek heyecanına kapılan ailelere üçüncü aydan itibaren cinsiyeti öğrenme ve renkli fotoğraflarını alma fırsatı tanımaktadır.

Siyah beyaz ve 2 boyutlu ultrasona göre anne karnındaki bebeğin hem bir buçuk ay daha önce görüntülenmesine hem de net fotoğraf kalitesindeki renkli görüntüsünü elde etmeye olanak sağlayan 4 boyutlu (eş zamanlı) renkli ultrason, anne babaların hamileliğin 3. ayından itibaren bebeklerinin fotoğrafına kavuşmalarını sağlamaktadır.

Tüm bu özellikleri  ile 4 boyutlu ultrason ailelere  bebeklerinin sağlık durumundan sonra en fazla kime ve neye benzediğini merak ettikleri için çekimler sırasında eli, ayağı, burnu, yüzü gibi detayları yorumlama ve bebeği birilerine benzetmeye çalışma gibi hoş anlar yaşatmakta ve hamilelik sürecindeki heyecanın güzel anılara dönüşmesini sağlamaktadır.

Tüm bu özellikleri  ile 4 boyutlu ultrason aşağıda belirtilen konularda tanı ve teşhis konusunda önemli bir yere sahiptir:

  • Bebeğin cinsiyetinin daha erken dönemlerde (14. haftada) belirlenmesi (pozisyona da bağlıdır)
  • Bebeğin gelişimsel analizi
  • Çoğul gebeliklerin ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi
  • Rahmin yapısal problemlerinin teşhisi
  • Plasentada oluşabilecek anomalilerin saptanması
  • Anormal kanamaların sebeplerinin teşhis edilmesi
  • Ektoptik (dış) gebeliğin tanısı
  • Yumurtalık tümörleri, kistleri, polip ve miyomlarının teşhisi
  • Plasentanın yerleşiminin (lokalizasyonunun) belirlenmesi

4D Ultrasonların Klasik (Geleneksel) Ultrasonlara Göre Üstünlükleri

Rahim içindeki fetuste oluşabilecek anomalilerin daha erken ve daha doğu bir şekilde tanınmasında önemlidir. Bunlar arasında özellikle;

  • Spina Bifida (Omurgada oluşan açıklıklar) veya ensefalosel gibi (beynin kemik yapıdan dışarıya sarkması) gibi santral sinir sistemi ile ilgili problemlerin tespiti
  • Yarık damak ve yarık dudak anomalilerinin tespiti
  • Down sendromu gibi kromozomal anomalilerde bebeğin özellikle de yüzü olmak üzere fiziksel görünümünün izlenmesi
  • Bebeğin el ve ayakla ilgili anomalilerin daha net ve doğru şekilde teşhis edilebilmesi
  • Gastroşizis veya omfolosel gibi karın ön duvarında olan defektler sonrasında batın organlarının dışarıda olması anomalilerinin daha erken hamilelik haftalarında tespiti
  • Bebeğin cinsiyetinin daha erken bir hamilelik haftasında tespiti sayılabilir.

Doğumsal anomalilerde erken tanının konulması hamilelik süresinde oluşabilecek tehlikeleri azaltacak, aileleri doğum esnasında hoş olmayan sürprizlerden uzak tutacak ve doğum sonrası bebeğe gerekebilecek bir takım ameliyatlar için uygun koşulların önceden hazırlanmasını sağlayacaktır.

Diğer taraftan, anne karnındaki bebeğin hareketlerinin izlenmesi bebeğini ilk defa gören anne ve baba adayları için önemli bir psikolojik destek sağlar. Bu şekilde ebeveyn ve bebek arasında duygusal bir bağ kurulmuş olmaktadır.

Hamilelik psikolojik bir süreç olup anne adayın gebeliği süresince rahat ve mutlu olması hamileliğin de rahat bir şekilde geçmesine zemin hazırlayacaktır.

Menü